Abant’a Nasıl Gidilir? Ne Yenir Ne içilir? Nerde Kalınır?

0
56

abant

Yılın her mevsiminde başka güzellikler sunan Abant; insanları kendine çekmeyi başaran ender turistlik yörelerimizden birisidir. Kışın bembeyaz karlarla örtülü iken, nilüfer çiçekleriyle yazı karşılar. Sonbaharı ateş, sarı renkli yapraklarıyla uğurlayan Abant, İlkbaharda ise coşar.

Bolu’ya 34 km. uzaklıkta bulunan Abant, Batı Karadeniz ve Marmara bölgelerinin kesiştikleri alanda bulunur. Kayın, çam ve köknar ağaçlarıyla çevrili Abant Gölü, şehir hayatının rutin koşuşturmasından yorulanların sığındığı doğal bir cennettir. Temiz dağ havası, yemyeşil doğası ve lezzetli yemekleriye Abant, sadece hafta sonları için değil, daha uzun süreli tatiller için de tercih edilmeli. Abant’a doğru yola devam edildiğinde 20 km. boyunca unutulmayacak güzellikte bir tabiat içerisinde zevkli bir yolculuk yaparak Abant’a ulaşmak mümkündür.

Nereleri Görmeli

Başta Beşpoyraz Deresi olmak üzere, dağların yamaçlarından akan küçük derelerin beslediği Abant Gölü’nün etrafı zengin bir doğaya sahip. Abant Gölü, Bolu’nun 34 km. güneybatısında Abant Dağları üzerinde oluşmuştur. Göl’e E-5 karayolundan ayrılan 20 km’lik asfalt bir yolla ulaşılır. Deniz seviyesinden 1328 metre yüksekte yer alan göl, 1.28 kilometrekarelik bir alanı kaplamaktadır. En derin yeri 17 metreyi bulan gölün uzunluğu 900 metre civarındadır. Yeraltı suları ile beslenir. Mart-Nisan döneminde 25-30 cm. kadar yükselir. Abant Gölü sularını kuzeydoğu ucundan boşaltır ve bu su çevredeki ormanlardan gelen sularla birleşerek, Filyos Çayı’nın kollarından biri olan Bolu Suyu’nu oluşturur. Göl, çevresi zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Berrak sularında alabalık ve nilüfer çiçekleri yer alır. Çam, köknar ve kayın ağaçları ile kaplı çevresi, yazın piknik ve dinlenme yeri, kışın kış sporlarının yapılabileceği bir yerdir. Abant gölünün bazı bilim adamlarının belirttiği gibi bir krater gölü olmadığı; bazı çökmeler ve kalker arazide meydana gelen erimeler sonucu ortaya çıktığı görüşü ağırlık kazanmıştır.

Abant Gölü havuz yöntemi ile alabalık üretiminde Türkiye’de ilk olmanın özelliğini taşıyor. Bölgenin tarihi M.Ö. 5000-3000 yıllarına, Hititler’in ilk dönemine kadar uzanıyor. Daha sonraları, Anadolu’da görülen hemen tüm uygarlıkların yaşam alanına girmiş Abant Gölü ve çevresi. Bölgeye son olarak 19. yüzyılın ikinci yarısından sonra Kafkas göçmenleri gelerek, Anadolu mozayiğindeki yerlerini almışlar.

Göl ve çevresi Orman Bakanlığına bağlı bir tabiat parkıdır. Girişte görevli park memurlarınca alınan ücretlerle gölün ve çevresinin bakımı ve temizliği yapılır. Nadir su bitkilerinden olan sarı ve beyaz nilüfer çiçekleri adeta gölün üzerini kaplamıştır. Gölün hemen bütün kıyılarında bu nadide çiçekleri görmek mümkündür. Gölde bulunan meşhur Abant Alabalığı “SALMO TRUTTA FARİO varyete ABANTİCUS” olarak litaretüre geçmiştir. Balık meraklıları yılın belirli zamanlarında, belirli bir ücret ödeyerek bu balığı avlayabilmektedirler. Yöre ormanları geyikler için en uygun yaşam ortamıdır. Bu bölgedeki geyik varlığının normal bir seviyeye ulaşmasını sağlamak amacı ile etrafı çevrili bir sahada Geyik üretme istasyonu tesis edilmiş ve tabii üretim çalışmaları özenle sürdürülmektedir.

Abant Gölü’ne son yıllarda verilen önem sonucunda, göl çevresi aydınlatılmış, yürüyüş ve gezi yolları düzenlenmiştir. Ayrıca 1993 kış sezonunda ülkemizin ilk doğal buz pateni sahası açılmış ve kış aylarında göl yüzeyinin donmasıyla bu spor yapılabilmektedir. Piknik, kamping, sportif olta balıkçılığı, yürüyüş alanları, tekneyle, faytonla, atla gezinti ve kışın doğal buz pateni bu tabiat parkının vazgeçilmez aktiviteleridir.

Nasıl Gidilir

Abant’a özel aracınızla veya otobüs ile ulaşabilirsiniz. Otobüsle ulaşımda öncelikle Bolu’ya gitmek gerekiyor. Bolu’dan Abant Birlik minibüsleriyle Abant’a ulaşılabiliyor. Özel araç ile gittiğinizde Bolu’nun batısındaki Düzce-Adapazarı-İstanbul karayolundan Abant-Mudurnu yoluna sapılıyor. Yaklaşık 22 km. sonra Abant Gölü’ne ulaşıyorsunuz.

Yeme-İçme

Abant’ın tertemiz havasıyla açılan iştahlar, yörenin lezzetli yemekleriyle daha da kabarıyor. Abant sarması yörenin en meşhur yemeği. Kıyma, köfte baharı, pul biber ve bol sarmısak karıştırılıp kuzu gömlek yağına sarılıp pişiriliyor. Abant’ın köy tarhanası, mantı ve eriştesi ayrıca tadılmaya değer. Mangalda-et, alabalık yiyebileceğiniz yiyecekler arasındadır.

Ne Zaman Gidilir

Kışın karlarla kaplanan Abant, bembeyaz enstanteleri ile hayalle gerçek arası bir dünya görünümünde. Sonbaharda kırmızı ve turuncunun tonlarıyla renklenen Abant, bahar aylarında, dallarında tomurcuklanan çiçeklerin süslediği yemyeşil ağaçlara bürünüyor. Doğanın uyanışına en görkemli haliyle tanık olabileceğiniz bu birbirinden güzel üç mevsim arasından seçim yapmak size kalmış. Belki de en iyisi Abant’ı her mevsimde ziyaret etmek.

Alışveriş

Bolu’dan Abant Gölü’ne giden yol üzerinde Çetmi, Örencik ve Samat gibi çevre köylerin ahalisi tahta tezgahlarda kendi ürettikleri ürünleri satıyor. Tereyağ, Abant Dağları’ndan toplanmış mis kokulu böğürtlenlerden yapılmış reçeller, erişteler, köy tarhanası, dağ fındığı, fasulye gibi köylerin taptaze, lezzetli ürünlerini bu tezgahlardan satın alabilirsiniz.

Kışın buz tutan gölün üstünde yürümek için dikkat etmek gerekiyor. Her ne kadar kalın gözükse de gölün üzerindeki buz tabakası çok kırılgandır. Yürüyüş için rahat ayakkabılar, dağın serin havası için de sıcak tutacak rahat giysiler almak gerekiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Lütfen adınızı yazın